30 Mayıs 2012 Çarşamba

Mayıs Keyfi


Bozcaada. Bilge'nin Çiftliği.
Neşenin ve bağırış çağırışın bitmediği, eğlenceli, komik, etkileyici, keyifli bir çiftlik. Güzel bir gün batımı, mis kokan bir sağnak yağış, sevdiğin insanlarla yaptığın kahvaltılar ve yemekler.  Doro'yla bir türlü sofradan kalkamama halimiz. Kalksak bile denize gidebilmek için 3 çocuğu toparlamaya, mona'yı ve lisa'yı (eşekler) beslemeye, kocalarımızı ayaklandırmaya ya da bulmaya çalışırken saatlerin bir anda geçiverdiği bir çiftlik. Arı kovanlarının oradan zıplayarak çığlık çığlığa, kaçan Bilge Teyze. Emre'nin Arinna'yı iterek düşürmesiyle, Arinna'nın Emre'yi ısırmasıyla başlayan yaygara. Polente'de gün batımında Doro'yla bira keyfi. Taru'nun yumurta aşkı. Çınar altında sabah adaçayı. Çamlık'ın tatlı esintisinden tüylerinin hafifden ürpermesi. arabada uyuttuğumuz çocuklarımız sayesinde yaptığımız ada turları. buz gibi ada denizi.

Bozcaada'yı neden mi seviyorum orada mutlu olmamak, orada sevgiyi hissetmemek elde değil. Orada ki her şeyi, herkesi seviyorum.

Melek





25 Mayıs 2012 Cuma

Şimşek



Turan'ın, sabır gerektiren beklemelerinde sonra yakalayabildiği şimşek fotoğrafları.

9 Nisan 2012 Pazartesi

Marina Abramovic The Artist is Present


MARINA ABRAMOVIC; hayranlık duyduğum performans sanatçılarının başında geliyor. Moma'daki sergisine gitmeyi çok istemiştim. Gidemedim. Neyse ki İstanbul Film Festivali'ndeki belgeselini yakalamayı başardım. Yaptığı işleri ilk seyrettiğimde, kendini ortaya koyuş biçimine hayran kaldım. Eski kocasıyla arasındaki aşka, paylaşıma ve birlikte yaptıkları sanata hayran kaldım. Aşklarına son vermeye karar verdiklerinde Çin Seddi'ndeki vedalarına hayran kaldım. Uçlardaki yaşamına, kendine kattıklarına, bize kattıklarına, açık sözlülüğüne, cesaretine, asla vazgeçmemesine, ifadesine, gülüşüne hayran kaldım.
Bu belgesel Moma'daki sergiye hazırlanışıyla ilgili. Marina Abramovic serginin adını duyduğunda, "Marina Abramovic The Artist Is Present",  bunun kaderinde olduğunu ve sergide bilfiil bulunması gerektiğine karar vermiş. Bunun üzerine Atrium salonunda, ışıktan kare bir çerçevenin içine, kare bir masa ve iki sandalye yerleştirmiş. 14 Mart'tan 31 Mayıs'a kadar sabahtan, akşam 17:30'a kadar konuşmadan, dokunmadan, kalkmadan hiç bir iletişime geçmeden insanların karşısında gözlerinin içine bakarak oturmuş. Daha önceki birkaç performansının tekrarlanabilmesi için genç sanatçıları 3 gün boyunca kendi çiftliğinde fiziksel ve zihinsel oruç çalışmasıyla eğitmiş. Sonuç 750 bin civarlarında seyirci. Sanat eleştirmeni Arthur Danto'nun doğru bir analizi var. " For most masterpieces people stand in front of it for thirty seconds. Mona Lisa: thirty seconds. But people come and sit here all day."
http://marinafilm.com/